Yalıkavak

moulin-de-yalikavak

Yalıkavak Bodrum’a 18 km uzaklıktadır. Yarımadanın kuzey doÄŸusunda yer alır. Bodrum’dan Yalıkavak’a yapılan bir yolculukta sizi önce bir sıra yel deÄŸirmeni, daha sonra Yalıkavak’ın o eÅŸsiz manzarası sizi karşılar. BaÅŸlangıçta bir süngerci köyü olan ve yarımadanın en ünlü süngercilerinin doÄŸduÄŸu yer olan Yalıkavak, günümüzde çok önemli bir turizm beldesine dönüşmüştür. Tepelerde ve sahilde yer alan yel deÄŸirmenleri, güzel koyları, günabatımları ve son yılarda açılan turizm tesisleri ile ön plana çıkar. Artık Misafirlerimizin komÅŸularımıza dönüştüğü, her geçen gün yılın tamamını Yalıkavak’ta yaÅŸayan yeni sakinlerimiz ile hayatı doya doya dokunarak, hissederek yaÅŸadığımızı düşünüyoruz.

Yalıkavak’ın güneyindeki tepe üzerinde yer alan Geriş köyü ilginç evleri, benzersiz manzarası ile ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında söyleyebiliriz. Ayrıca Eski Sandıma Köyü ve Sandıma Sanat Galerisi yörenin en iyi treking parkurlarından biridir. Küdür Mevkii’de bulunan beach clublar veya halk plajları da denizin keyfini çıkarmak isteyenler için alternatif olabilir. Büyük süpermarketler iş merkezleri Gökçebel köyü diye tabir ettiğimiz Yalıkavak- Gündoğan- Göltürkbükü-Torba ana yolunun başlangıç noktasındadır.

YALIKAVAK TARİHİ ve SANDIMA

SANDİMA

Kasabanın tarihi Bodrum’un tarihiyle birlikte baÅŸlar.Antik çaÄŸda Yarımadaya yerleÅŸen DeleÄŸ’ler Myndos Yarımadasında 8 kent kurmuÅŸlardır.Mousolos döneminde Halikarnosos’la birleÅŸmiÅŸlerdir.Daha sonra bulunanBoÄŸaz mevkiinde bina yıkıntılarına ,surlara duvarlara bakılırsa 2500 yıllık (Karianda)geçmiÅŸi olduÄŸu saptanır. sikkeler Romalılaradan kalanlardır.Bügünkü yerleÅŸim alanı Cumhuriyet dönemi öncesi Partıpanaz kayasının güney eteÄŸindeki yamaca kurulmuÅŸtur.Yalı merkezden 5 km uzaktaki bu yere yürüyerek yarım saatte çıkılır.Dere boyunca izi bile kaybolmuÅŸ bu yoldan sırtlara tırtmanırken insanların niçin buraya yerleÅŸtilerine ÅŸaÅŸarsınız. Korsan korkusu ancak bunun nedenini açıklayabilir.

Yolda sadece yeri kalmış su deÄŸirmeni ,çeÅŸme sarnıç ve kuyu gelen geçenlerin izlerini taşır.Bir zamanlar 200 haneli köye ulaÅŸtığınızda yaÅŸayan bir tek evin dışında terkedilmiÅŸlikle karşı karşıya kalırsınız.İşte satılık köy burasıdır.Okulu camisi çeÅŸme ve meydanıyla hüzün doludur.Yıllara karşı dökülmemek sökülmemek için direnmektedirler.Köy okulu önünde dikilen okaliptus ve çam aÄŸaçları yalnızlıklarına karşın büyümüşlerdir.Dilleri olsada bu öykülerini anlatabilseler.Okul önündeki kavaklardan Yalıkavak’ın güzel görüntüsünü izleyennice öğretmen ve öğrenci uzaklığın verdiÄŸi korkuyumu yalnızlığımı yoksa o güzelliÄŸin verdiÄŸi heyacanı mı duydular bilmem.BildiÄŸim bir tek ÅŸey  Küdür yarımadasından çocukların her gün 1,5 saatlik yola gelip gitmeleridir.İşte bu zorlu savaşın içinden (1817-1897)yılları arasında Osmanlı döneminin 116.Åžeyhülislam’ı olan Hacı Ömer Lütfü Bey’in çıkmasıdır.Burada onun adına bir çeÅŸme ve sarnıç vardır.

DAYI’NIN AÄžZINDAN

Sandıma’nın tarihini köyün tanınmış simalarından 1929 doÄŸumlu Dayı lakaplı İbrahim Akkın şöyle anlatmaktadır.

Uzun yıllar önce 3 ÅŸahıs gelir.Kara Åževval isimli olanı Sandıma’ya , Mahmut oÄŸlu Gökçebelen’e Keçi Çobanı denilende Karşıyaka’ya yerleÅŸir.Bu ÅŸahıslar Yörük olup çok fazla küçükbaÅŸ hayvana sahiptirler.

Keçi Çobanının çocukları olmadığı için zaman içerisinde yok olmuÅŸtur.Kara Åževval zamanla Kara Åžaban oluyor ve sülalesi hala Yalıkavak’ta ikamet ediyor.MahmutoÄŸlu’nun 3 oÄŸlu oluyor.Çocuklardan bir tanesi askerde ahçı olduÄŸu için köye bu kıyafetle geri dönüyor.Kıyafeti zeybek kıyafetine benzetiliyor ve namları Zeybekler olarak günümüze kadar geliyor.Daha sonraları müftüler kadılar ve yörükler gelerek köy nüfusu kalabalıklaşıyor.

SANDİMA İSMİNİ NEREDEN ALMIŞTIR

Yaşlıların söylediğine göre bu yörede Santos devleti kurulmuş ve isimden de Sandima türemiştir.Başka bir rivayete göre Denizden gemi ile geçen bir yolcu yamaçta dizi dizi beyaz badanalı evleri görünce köyü beğenmiş görmek gezmek istemiş.Köye  gelince yolların engebeli ve dar gezmesi dolaşmasının zor olduğunu görünceben bu köyü güzel SANDIM-A demiş.

SANDIMANIN TERK EDİLMESİ

200 haneli köyde bugün bir tek Osman Yavuz yaşamaktadır.Zamanla halk evlerini terk ederek sahil boyundaki bahçelerine  Sülüklü Yale ,Kayacık ,Küdür Yalı gibi yerlerde mekan tutmuşlardır.köyün 2 terk ediliş nedeni vardır.

1-Cumhuriyet kurulduktan sonra çiftçiyi topraklandırma kanunu çıktı.Bu kanuna göre köy merası olan yerler 10 ‘ar dönüm olarak parsellenip köylüye taksim edildi.Köyün yakınlarındaki otlak yerler sahiplenip ekilip biçildi.Hayvanları otlatmak için sahildeki Küdür yarımadası otlak yeri olarak tahsis edildi.

2-Sahil ÅŸerdindeki incir bahçelerinin getirisi az olduÄŸu için incirlersökülüp yerine narenciye(mandalina) aÄŸaçları yetiÅŸtirilmeÄŸe baÅŸlandı.İlk narenciye fidanı 1930 Yılında AhçıoÄŸlu Süleyman Ceyhan tarafından İtalyan hakimiyetindeki Rodos adasından getirtilerek dikilmiÅŸtir.Narenciye hasatı kış aylarına rastladığı için her bahçe sahibi bahçesine birer ev yapıp hasat sonuna kadar (Ocak ayı) beklemek zorunda kalmıştır.Ocak ayından sonra Sandıma köyüne taşınmaya gerek görmeyip yaz-kış bahçelerinde oturmaya baÅŸlamışlardır.1960 yılında ilkokulun da yalıya taşınması Sandima’yı kendi kaderine doÄŸru terk edilmiÅŸliÄŸin içine atmıştır.

Yalıkavak denize olduÄŸu kadar tarihe tutkusu olanları da kendisine çekecek deÄŸerlere sahiptir. Sandima, Pasanda (Geri), Kandiba ve Termili (Dirmil) ören yerleri beldemize en yakın olanlarıdır.  Yöremizde yapılan kazlarda ilk yerleÅŸimin İ.Ö 2.Bin sonlarına kadar uzandığı saptanmıştır. En eski halkının sırları henüz çözülememiÅŸ Leleg’ler olduÄŸu bilinir. Bölgemizin Hellenistlik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde de yerleÅŸim birimi olarak seçildiÄŸini gösteren çok sayıda eser vardır.  Çevrede en sık rastlanan yapı yel deÄŸirmenleridir. GeçmiÅŸte yel deÄŸirmenlerinin kanatlarını dolduran rüzgar bu gün artık teknelerin sörflerin yelkenlerini doldurmaktadır. Yarımada uzun ve kurak bir yaz  mevsimi geçirdiÄŸi için geçmiÅŸte yapılan sarnıç günümüzde kültür ve sanat amaçlı olarak kullanılmaktadır.

EÄŸlence için uzaklara gidebilirsiniz ama yemek için asla.  Sahil lokantalarımız ve turistlik iÅŸletmelerimizde Ege’nin Çipurasının Barbunun tadına doyamayacaksınız. Beldemizde harika balık restoranlarımız , çarşımızda aperatif atıştıra bileceÄŸiniz büfeler, mantıcılar ve ev yemeÄŸi yapan ÅŸirin yerlerimiz vardır. Yalıkavak Beldesinin imar planı 1986 yılında Yıldız Teknik Üniversitesince yapılmıştır. Deniz kenarına %30,  ana arterlerde %20, tarım arazilerinde %5 imar izni verilmiÅŸtir: Bu plana uyulduÄŸundan dolayı evler dip dibe deÄŸil geniÅŸ bahçeleri, baÅŸta mandalina olmak üzere turunçgillerlerle doludur.Doyumsuz gün batımları, temiz ve güzel denizi ile Yalıkavak kıyılarımız Akdeniz  foklarının (Monachus Monachus) yaÅŸamlarının sürdükleri ender bölgelerden biri olup devlet tarafından koruma altına alınmışlardır.